2 Kasım 2006 Gündem; karantina altına alınmış, giriş ve çıkışların seküler kontroller dahilinde yapıldığı, alkol sınırının serbest olduğu kurtarılmış bölge. Çağımızda gündemi tayin etmek, kimyasal...
-Roma Olmayan Rakamla; İki- Düş kurmaz gözlerim Heceler düşer dilimden salkım saçak En-dülüs, kırmızı gölgelerin pelesenk oluyor renklerime Gökkuşağı çekilmeli aradan Bir çuvala matem doldururken...
-Roma Olmayan Rakamla; Bir - Mavera dibine demirlemez bir çift ağaç Yaprakları, fotosentezleri kalbine kalbine yapmıştır Sevda devşirilir ormanın gövdelerinden Ve halat atılır...
-10- Fildişi kulelerin kamarasında sabahladım Deniz göremedim hiç -11- Yas tutar müjde tellalları Zambak mevsimi geçmiştir Makiler büzüşmüştür Sulanası bulutlara bir şimşek gerektir -12- Basit bir...
-7- Çelikten katladığım gemilerimi bırakıyorum suya Puslu bir yaz gecesi lodosunda, yularını tutuyorum gecenin Ay ışığı vuruyor kanatlarına kamaramın Dağlarda sürü güden bir öbek çoban...
Çaylar, kahveler hazır. Buyrun, kötürüm kalan düşünsel yanlarımızın tellerine dokunmaya!.. Tasfiye edilecek o kadar çok b/akışımız var ki; bir ucundan tutulmadıkça çekileceğe benzemiyor. Çünkü...
26 Ekim 2006 Vira Bismillah.. Gazete; gündelik haber birikintisi. Günümüzde etkinliği o kadar fazla ki; farkına varanlar kuyudan suları çektiler ve suyu kendi ilaçlarıyla ilaçladıktan sonra...
kalbime bir ayraç arıyorum gecehecelerim kurtarılmış bölgelerimde düğünlenmiyorbir kova penbe serpeceğim duvarabir kova morbir kova eflatun bukalemunlara kapatacağım meydanışeritler çekeceğim gözyaşı çocuklarının oyun...
hayata virgül, nokta, ünlem, soru işareti; vesair noktalama işaretlerinin kazıntı halinde koyulduğu zamanların unutulmaz çehresidir aşk vakitleri. evre...
oksijene öksürüyorum. kalbimi ören tuğla görünümlü alevler ortasında bir ömür geçirmek; karbonmonoksitlerim azıyor.. sılaya çıkmış düşüncelerime emirler yağdırıyorum muson yüklü hezeyanlarımla. karlar kârım olacak; fakat...
Kılım kıpırdamadan; incinir kemiklerim Dürre. Ruhuma vurur cellat.. Selman MALTAŞ
-1- Paslı karantina gölüm Köle olunmuş tellerin sesi Mızrak uçları bileyiciden yoksun Yivlenmiş çiviler saklıyorum avuçlarımda -2- Klâsik kız kulesi Devşirdin...
-4- Yitik dağ Uslu yaraların kuma gömülmüş Eflatun meyvelerin ekşi Bir kase şeker getir kaynağından -5- Saksılarımı emanet ediyorum geceye Küflü dallar çiçek açmıyor Hicran kabarıklığında hüzün Hizbsiz devşirmeler...
Hâyâller kuş tüyü uykusundayken, geceye şerh düşüyorum. Çelme atılmadı yüreğime, korkma! Kendi kendine toprâğa düşüyor hislerim. Kale düşümleriyle benzeşmeyen, düşleri tımârlayacak olan bir...
Korolar yaprak seslendirecek yeşil bulamaz Ölümler cam siyah kırıktır Bir mezradır kabristan düşer zehir Kurtlar ulur yer dibinden yutulur küçük -küçük- Sebili yoktur caddeye taşan siyah deriden kefenlilerin Korkmak ölmek midir bilinir ...
Filistin elinde bir taş olsam; metâl yığınlara çarpan. Sonra bir rüzgâr sektirse bedenimi Gazze sahillerine doğru. Oradan okyanuslara adım atsam ve balıklara fısıldasam...
Ay fıskiye gibi mekânik Güneşten devralıyor geceyi Hiçliğin içgeçirmeleri yanmış Kökleri gök salmıyor fezâya Betonârme yastıklara gömüyorum başımı Kuşlar tüyünü döktü Gözyâşı dolduruyorum içine yastığımın Sapan taşları indirmiyor...
kuzeye bakıyor gözlerim, güneyin içselli hüzünlerini damlatıyorum keşmekeşli başıma. tüplerce doluyor acı, kap yetmiyor...